Silmek İstediğinize Eminmisiniz ?

Eminseniz Lütfen Evet'e Basın.




Çağlar Boyu Ağrı ;Ağrının tarihçesi 4

Çağlar Boyu Ağrı ;Ağrının tarihçesi 4

1453’te İstanbul’un fethi Rönesans hareketinde önemli bir nokta olmuştur. Bizans’ın özgürlük
ortamında yetişen bilim adamları Avrupa’nın çeşitli bölgelerine dağılmış ve bilgilerini yaymaya
başlamışlardır. Matbaanın keşfi iletişim olanaklarını artırmıştır. Bu dönemde hekimlerin sanata,
sanatçıların anatomiye ilgi gösterdikleri bir dönem olmuştur. Berengarius Vesalius ve Eustachius anatomi
ile ilgili önemli gelişmeler sağlamışlardır.

Resim 14: Leonardo Da Vinci’nin çalışmaları
Rönesans’ın en büyük yıldızı hiç kuşkusuz Leonardo Da Vinci idi. Bir çok konuda
olduğu gibi insan anatomisi ve fizyolojisi konusunda önemli ilerlemeler sağlamış, beyin, beyin
sapı ve omurilik üzerine yoğunlaştırdığı çalışmalarının yanı sıra sinir sisteminin tümünü
incelemiştir. Ağrının dokunma duyusunu özel bir biçimi olduğunu ileri sürmüştür. Hayvan
deneylerinde sinirleri keserek sinirlerin dağılım haritasını çıkarmaya çalışmıştır.
Diğer açık görüşlü bir anatomist Belçika asıllı Vesalius’tur. Kendine sağlanan büyük olanaklardan
yararlanmış ve “De Humani Corporis Fabrica” isimli ünlü yapıtında (1543) Galen’den gelen bir çok
anatomik yanlış anlayışı değiştirmiştir. Bütün bu özgür düşüncelerinin sonu ise sürgün ve suikast sonucu
ölümü olmuştur.
Din baskısı Ağrı kesicilerin yaygın ve rahat kullanımını engellemiştir. Bu dönemde Paracelsus
eteri yeniden keşfetmiştir. Ramon Lulls’un tatlı vitriolü, sülfürik asit ve alkol karışımı uyku verici
özelliklere sahipti. Ambroise Pare karotis üzerine baskı biçiminde anestezi kullanmıştır. Paracelsus;
güzelavrat otu ve diğer bitkileri kullanmıştır.

Resim 15. Paracelcus