Silmek İstediğinize Eminmisiniz ?

Eminseniz Lütfen Evet'e Basın.




Çağlar Boyu Ağrı ;Ağrının tarihçesi 1

Çağlar Boyu Ağrı ;Ağrının tarihçesi 1

Ağrının tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanoğlu var olalıdan beri ağrı çekmektedir.
Prehistorik dönemin insanı ağrı ve acılarını dindirmek için bazı içgüdüsel davranışlarda
bulunurdu. Örneğin; ağrıyan, yaralanan organlarını dere ya da göllerin soğuk sularına daldırır, ya
da güneşte kızdırılmış taş parçalarını ağrılı bölgelerin üzerine bastırarak ağrısını dindirmeye
çalışırlardı.
Ağrı onlar için tanrıların bir gazabı idi. Bu nedenle inançlarını arttırmaya, gerektiğinde insan bile
kurban etmeye, büyü yapmaya ve dinsel inançlarıyla ağrılarını dindirmeye çalışırlardı.Ya da çoğu Anadolu
uygarlıklarında olduğu gibi Büyük Ana’ya koşardı.İnsanın canı yandığında “anacığım “ diye bağırması o
günlerden kalan bir alışkanlık olsa gerek.
Dinsel inançların sihir ve büyünün ağrılı hastaların tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. Ağrıyı
kovmak, korkutmak için ejderha, canavar heykelcikleri, dövmeler kullanılırdı.
Kutsal kitaplarda uygulanan ilk ağrı dindirme yöntemi şu şekilde dile getirilmektedir: ”Ulu Tanrı
Adem’in derin bir uykuya dalmasını sağladı. Uyurken kaburgalarından birini çıkardı. Yarayı tekrar
kapattı.”
Avrupa’nın bir çok ülkesinde ve İran’da yapılan kazılarda prehistorik dönemlere ait
trepanasyonlara ,yani kafatasının bir bölümünün kesici bir aletle kesilmesine rastlanmaktadır.
Günümüzde bile İran’da yaşayan Bahtiyari aşiretinde baş ağrılarını gidermek için trepanasyon
uygulandığı bilinmektedir. Bu trepanasyon anestezi altında değil, ferahlatıcı ve antiseptik özellik
taşıdığına inanılan nane esansı kullanılarak gerçekleştirilmekteydi.

Resim : Trepenasyon