İSTANBUL AĞRI MERKEZİ

"Reflü"

Reflü

Mide ekşimesi olarak adlandırılan, mide asidinin yemek borusuna kaçarak göğüs kemiği arkasında yanma tarzında ağrı oluşturması sık rastlanan ve nadiren her insanda oluşabilecek bir durumdur. Ancak bazı kişilerde düzenli olarak oluşabilir ve hemen hemen her gün mevcut olabilir. Bu şekilde sık olarak oluştuğu kişilerde önemli bir sağlık problemi olarak değerlendirilip tedavisi yoluna gidilmelidir. Sık veya sürekli mide ekşimesi reflü hastalığı olarak adlandırılır.

Reflü hastalığında mide asidinin sürekli olarak yemek borusuna kaçması zamanla yemek borusuna zarar verir. Hastaların çoğu bu durumu yeme alışkanlıklarını değiştirerek veya kulaktan dolma çeşitli ilaçlar kullanarak yenmeye çalışırlar. Ancak reflü çok sık oluşuyorsa bu tedbirler tedavi için yeterli olmaz ve sadece geçici rahatlama sağlar. Bu durumda hastalığı iyileştirmek için daha güçlü reflü ilaçları kullanmak gerekir.

Göğüs kemiği arkasında yanma tarzında ağrı reflünün en sık belirtisidir. Yatınca veya öne eğilince asit kaçağı artacağından ağrı da kötüleşir. Bu ağrı boğaza kadar çıkabilir, beraberinde ağızda ekşi tat da oluşur. Birlikte görülebilecek diğer belirtiler yutma güçlüğü, öksürük ve boğaz ağrısıdır.

Yemek borusunun alt ucunda kas yapısında bir kapak vardır. Yutkunma ile birlikte açılır ve yutulan gıdaların mideye girmesine izin verir. Ardından bu kapak tekrar kapanır. Reflü kas yapısındaki bu kapakta oluşan bir gevşemenin sonucunda oluşur.

Yağlı, aşırı baharatlı yiyecekler, çikolata, kafein, soğan gibi bazı gıdalar, aşırı yeme, alkol, yemekten hemen sonra uzanma, bazı ilaçlar ve sigara içimi reflüyü kötüleştiren faktörlerdir.

Reflünün tedavisinde çeşitli ilaçlar ve ilaca yanıt vermeyen hastalarda ise bazı cerrahi yöntemler uygulanır.

Tedavide kullanılan ilaçlar antiasitler, mideden asit salgılanmasını azaltan ilaçlar ve mide boşalmasını hızlandıran ilaçlardır. Reflü hastalarının çoğunda ilaç tedavisi yeterli olur ve belirtiler geriler. Ancak bazı durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir. Bunlar diyafram fıtığı, yemek borusunda hasar ve kanama, tekrarlayan reflü ataklarıyla yemek borusunda darlık oluşmasıdır. Özellikle tekrarlayan reflü atakları sonrası yemek borusunda oluşabilen ve ileride kansere dönüşebilecek yaralar titizlikle tedavi edilmelidir. Cerrahi tedavi olarak günümüzde eskiden yapılan açık ameliyatların yerini laparoskopik yoldan uygulanan kapalı ameliyatlar almıştır.