İSTANBUL AĞRI MERKEZİ

"Kronik Ağrıda Duygusal Değişkenler"

Kronik Ağrıda Emosyonel (Duygusal) Değişkenler

Ağrı deneyiminde psikolojik etkenlerin rolü büyüktür. Özellikle anksiyete, depresyon, güvenin azalması, histeri ve yılgınlık ağrı şiddetinin artmasına yol açmaktadır.

Emosyonel değişkenlerin bu özelliği otonom sinir sistemini ve onun endokrin ilişkilerini etkileyerek yeni değişikliklere neden olmaktadır.

Örneğin duygusal durumun bozulması, adrenalin, noradrenalin ve kortizon gibi biyokimyasal maddelerin salgılanmasına yol açar. Bu değişikliklere bağlı olarak kalp hızı ve tansiyon artar.

Mide ve diğer organların işlevleri bozulur. Basit bir örnekle ele alırsak insan heyecanlandığında ya da sinirlendiğinde sık idrara çıkar, tansiyonu yükselir, nabzı hızlanır. Bu durum özellikle kronik ağrıda farklı etkenlerin süreklilik kazanmasına yol açmaktadır.

Birçok ağrılı durumda hastanın psikolojik durumu ve psikolojik durumuna bağlı olarak ortaya çıkan değişiklikler hasta ve hekim tarafından tam anlamı ile değerlendirilmemektedir.

Bunun sonucu olarak ya hastadaki tüm değişiklikler psikolojik olarak nitelendirilmekte ya da psikolojik etkenler tümüyle göz ardı edilmektedir. Her iki durum da yanlıştır. Bu nedenle hasta bir bütün olarak değerlendirilmeli, hem psikolojik hem de organik etkenler bir arada ele alınmalıdır.