İSTANBUL AĞRI MERKEZİ

"Kanser Ağrısı ile İlgili Önemli Noktalar"

Kanser Ağrısı ile İlgili Önemli Noktalar

Kansere yakalanmak mutlaka ağrı çekileceği anlamına gelmez. Kanser ağrısız bir şekilde sürebilir. Ağrının şiddetlenmesi de her zaman hastalığın ilerlediğini ve kötüye gittiğini göstermez.

Kanser ağrısının dindirilmesi için pek çok değişik ilaçlar ve ilaç dışı yöntemler mevcuttur. Kanser hastaları ağrıyı kanser hastalığının doğal bir parçası olarak kabullenmemelidirler. Ağrının dindirilmesi halinde uyku düzeninde iyileşme, iştahta düzelme, işe, sosyal hayata ve hobilere devam edebilme mümkün olacaktır.

Ağrının şiddetini sadece hastanın kendisi bilebilir. Kanser ağrısı çeken hasta, ağrısının kendisini ne derece rahatsız ettiğini açık bir şekilde doktoruna söylemelidir. Bu, hem ağrının kesilmesi için gerekli tedavilerin etkili bir şekilde yapılmasını sağlayacak hem de hekime hastalığın gidişatıyla ilgili değerli bilgi sağlayacaktır. Ağrılı hastalar ağrının kesilmesini talep etme hakkına sahiptirler ve bu konuda ısrarcı olmalıdırlar.

Aşağıda kanser ağrısı ile ilgili bazı gerçekler sıralanmıştır:

Kanser ağrısı hemen hemen her zaman dindirilebilir bir ağrıdır.

Kanser ağrısını dindirmek için çok çeşitli ilaçlar ve yöntemler mevcuttur. Hasta ağrısı ile ilgili olarak hekimiyle konuşmalı ve hekiminin kendisine ağrının nedeni ve nasıl dineceği ile ilgili bilgileri anlatmasını istemelidir. Ancak elbette bir hekim tıbbi sorunların tümünü bilemez. Eğer hastanın ağrısı geçmiyor ve kanser tedavisini yürüten hekimi ağrıyı dindirmek için başka seçenek kalmadığını söylüyorsa, hasta bir ağrı uzmanına başvurmalıdır.

Ağrının kesilmesi kanser tedavisinin bir parçasıdır.

Ağrının şiddetini ve şeklini bilmek doktor için önemlidir. Ağrıyla ilgili bilgi sahibi olan doktor tedaviyi daha etkili yönlendirecektir. Kanser hastaları doktorun dikkatini ağrıya çekmenin kanser tedavisini aksatacağını düşünmemelidirler.

Ağrının başlamasını veya kötüye gitmesini önlemek onu kontrol etmenin en iyi yoludur.

Ağrı tedavisine ağrının şiddetlenmesini beklemeden başlamak gereklidir. Hastalar ağrılarının dindirilmesini talep etmek için ağrının dayanılmaz noktalara gelmesini beklememelidirler. Bu durumda ağrı daha da artacak, kontrolü zorlaşacak ve dindirmek için daha yüksek ilaç dozları gerekli hale gelecektir.

Tüm ağrılı hastalar ağrının dindirilmesini talep etme hakkına sahiptir.

Herkes ağrıyı aynı şekilde hissetmez. Ağrı çeken hasta, bunu ifade etmeyi bir zayıflık ya da cesaretsizlik göstergesi olarak düşünmemelidir. Tam tersi ağrı başladığı andan itibaren dindirilmesini talep etmelidir. Ağrının dindirilmesini talep etmek insan hakkıdır.

Ağrı kesicilerin kanserli hastalarda bağımlılık yapma ihtimali çok düşüktür.

Bağımlılık, ağrı kesici alan hastaların başlıca korkusudur. Bu korku hastanın yeterli ilaç almasını önleyebilir. Hastanın çevresindeki kişiler de bağımlılık korkusu yüzünden hastaya ağrıya dayanması ve ilaç almaması konusunda telkinde bulunabilirler. Bağımlılık, önüne geçilemeyecek bir şekilde ilaç alma arzusu ve kullanımı şeklinde tanımlanmaktadır. Ağrılı hastalarda morfin ve morfin türevi ilaçlarla bile bu tanıma uyan bir bağımlılık halinin görülmesi çok çok nadirdir. İhtiyaç ortadan kalktığında doz azaltılarak ilaç kesilir.

Ağrı kesici ilaçlar hastaların çoğunda sürekli uyku haline ya da sarhoşluğa
neden olmazlar.

Bazı ağrı kesici ilaçlar ilk alındıklarında sersemliğe neden olabilirler. Bu durum birkaç gün içinde ortadan kalkar. Bazen de ağrı kesici kullanımı sonrası bir süre devam eden aşırı uyuma hali, hastanın ağrılı geçen günler boyunca bitkin düşmüş olmasına ve uykuya hasret kalmasına bağlıdır. Hasta, uyku halinin uzun süre devam etmesi halinde doktorla konuşmalıdır, bu durumda ilaç değişimleri veya doz değişiklikleri ile durum kontrol altına alınabilir.

İlaçların yan etkileri önlenebilir veya tedavi edilebilir.

Bazı ağrı kesici ilaçlar kabızlığa, bulantı ve kusmaya veya uyuşukluğa neden olabilir. Bu durumda hasta hekimine bilgi vermelidir. Kabızlık için çeşitli dışkı yumuşatıcı ilaçlar kullanılabilir, ancak en iyi yöntem beslenme alışkanlıklarının düzenlenerek bu durumun önüne geçilmesidir. Lifli gıdaların tüketilmesi kabızlığı ortadan kaldırabilir. Bulantı ve kusma için ise çeşitli bulantı giderici ilaçlar verilebilir. Bu yan etkilerin devam etmesi durumunda da ilaç veya doz değişiklikleri etkili olabilir.

Ağrısı kesilmeyen hastalar:

  • Sürekli yorgun hissederler
  • Ruhsal çöküntü halinde olurlar
  • Stresli, kızgın ve endişelidirler
  • Kendilerini yalnız hissederler

Ağrının etkili bir şekilde kesilmesi halinde ise

  • Hasta aktif hale gelir
  • Uykusu düzelir
  • Ailesi ve arkadaşlarıyla bir araya gelebilir
  • İştahı artar
  • Depresyonu düzelir.